LC Waikiki COO ‘SU SN.OSMAN ŞENTÜRK İLE LOJİSTİK / E-TİCARET ÜZERİNE ( ÖĞRENMEK BÜYÜK BİR EĞLENCE )

LC Waikiki COO ‘SU SN.OSMAN ŞENTÜRK İLE LOJİSTİK / E-TİCARET ÜZERİNE ( ÖĞRENMEK BÜYÜK BİR EĞLENCE )

1-LC Waikiki Lojistik olarak nerede?  LC Waikiki’ nin Lojistik hedefleri nedir? Robot teknolojilere yatırım yapıyor musunuz? Ürün sevkiyatlarında zaman kavramının önemi nedir?  Sevkiyat sürelerini kısaltmak için ne tür iyileştirmeler yapıyorsunuz?

Elektronik pazarının gelişmesiyle birlikte moda perakendesinde de ciddi bir değişim süreci başladı. Artık süreç geçmiş dönemlerin çok ötesinde bir hız ile ilerliyor. Dolayısıyla bizim için hızı yönetmek önemli bir nokta haline geldi. Lojistik olarak geliştirmek istediğimiz alanların başında omni-Channel, çoklu kanaldan ürün, stok gösterme, çoklu kanaldan stok satma yer almakta.

Diğer taraftan, Lojistik gelecekte başarılı şirketlerin olmazsa olmazı olacaktır. Tercih edilecek bir marka olmamızı sağlayacak kriterler şu şekilde sıralanabilir: Müşteriye hızlı bir şekilde ürünü gösterebiliyor olmamız, sahip olduğumuz mağazalarımızın stoklarını onlara available (hazır) hale getirebiliyor olmamız, ürünün müşteriye en kısa zamanda ulaşıyor olması, ürünlerin çoklu bölgelere dağılması, ulaşım süresini minimize hale getirmek ve markanın çoklu bölgelerdeki ürünlerden herhangi birisinin müşteriler tarafından ulaşılabilir olması. Dolayısıyla, burada çoklu bir süreçten bahsedebiliriz.

Bugün, Lc Waikiki olarak elektronik ticarette sevkiyatları sadece kendi depomuzdan yapıyor iken; yeni yatırımlarımızla beraber 30’dan fazla ülkeye cross border olmayan bir yapıya geçiyoruz. Bunu yaparken amacımız, Almanya’da veya Arnavutluk’ta ki bir Lcwaikiki müşterisinin ürününe 1 -2 günde ulaşabilmesi. Ayrıca, o bölgelerde hem mağaza yatırımları hem depo, hem de e-ticaret depoları kuruyoruz.

Bu yayılımımızı 100’e yakın ülkeye çıkarmak konusunda yol haritamız var. O sebeple, burada bütün mesele müşteriyi daha hızlı bir şekilde ürünle buluşturabilmek. Hız kavramından bahsetmişken, tabii burada hız kavramı maliyetle birlikte geliyor. Yalnızca saatler bazında örnek vermek gerekirse, Amazon.com artık saat bazında ürün teslimatına şuanda gördüğümüz kadarıyla saatlik teslimatı yapmıyor. Gün sonuna gelindiğinde, fayda -maliyet kısmında belki de o faydayı göremediğinden şu anda yapmıyor. Realite ise şu gibi geliyor bana: İnsanlar bir gün içerisinde ürünlerine ulaşmayı istiyor. Daha doğrusu genel eğilim o yönde. Hız ve ekonomi ikisinin birlikte optimum noktası için bunu söylüyorum.

Bu hızı nasıl sağlayacağımız kısmına geldiğimiz zaman, hız sadece teknolojiyle sağlanmıyor. Robot yatırımları, büyük otomasyon yatırımları bunlar güzel olan, iyi olan şeyler. Doğru planlama yapmadığımız zaman istediğimiz kadar yatırım yapalım robot yatırımları olsun bu iş olmayabiliyor. Bizim açımızdan önce doğru olan şey, doğru planlama sistemine sahip olmak.

Doğru bir iş akışımızın olması ve doğru bir tahmin mekanizmamızın olması.

Doğru ürünleri stoklarımız da olması gereken bedenlerde, yine olması gereken adetlerde bekletebilmemiz lazım. Bu bekleyen adetlerin sevk alanları için miktar adetlerini doğru ön görebilmemiz lazım. Dolayısıyla, ürün akış yönetimi adını verdiğimiz sistemi yönetmemiz lazım. Aslında, bu sürecin adı ÜRÜN AKIŞ YÖNETİMİ yapmak olmalı. Bunu da “akıllı” yapmak zorundayız. Bu sebeple, Lcwaikiki olarak biz otomasyon yatırımları yerine, akıllı sistemlere yatırım yapmaya çalışıyoruz.

Nedir bu akıllı sistemler? Örneğin; IRS denen bir sistemimiz var. Lojistik depolarımızda tuttuğumuz ürünler için akıllı yönlendirmelerle bir akış oluşturmaya çalışıyoruz. Ürünlerin hızlı bir şekilde depoya girmesi, bekleme alanlarına alınması, sevkiyata hazırlanabilmesi için akıllı sistemler kurmaya çalışıyoruz çünkü sistem kurmanın teknolojiden daha fazla getirisi olabiliyor. Sonuçta teknoloji bir araç ve teknolojik yatırımların 3-5 yıllık ekonomik ömürleri olabiliyor. Şirket olarak, gereken teknolojik yatırımları da yapıyoruz. Örnek olarak, lojistikte yalnızca sistemlerin argelerini yapana bir ekip var. AGV adını verdiğimiz insansız gezen ve yönlendirme araçlarını (içerisinde ürün-paket -insan taşıyabilecek) kendimiz geliştirmeye çalışıyoruz. Ayrıca, elektronik ticarette Sort etme sistemini kendimiz geliştirdik ve bu ay itibariyle devreye alıyoruz. Yine elektronik ticarettin o Sort ettiği yerleri, müşteri adreslerine yönlendirmede kullandığımız ışıksal sistemleri ilk defa kendimiz programladık. Bunları gelecekte, çözüm üretebilme kabiliyetine sahip olup, hızlı çözüme yönlendirmemiz gerekebilir.

2- Gelecek te Omni-Channel ile ilgili düşünceleriniz Nedir? Mağaza – İnternet Birlikteliği Nasıl Sağlanmalı?

Burada en önemli nokta; stok doğruluğunun sağlanması. Bütün mağazalarımızda bunu sağlamak için alt teknolojiler ve RFID gibi diğer teknolojileri de araştırıyoruz. Bunlarla ilgili çalışmalarımız var.

Stok doğruluğu olduktan sonra ise, sistemsel stok görünürlüğünü sağlamak mümkün. Asıl konu, operasyonel mükemmeliyeti sağlayarak müşteriye bir deneyim sunabilmek. Burada deneyim derken ulaşmak istediğimiz nokta, kişi  gerek Lcwaikiki Mobil app gerekse internet sitesinden bağlandığında o ürünü ona en hızlı ulaştıran en hızlı seçeneği sunmak. Bunu için gerekli alt yapımız mevcut.Tabi burada bu süreç kolay yaşanmıyor. Çok ciddi bir emek var. Bunu kurduğumuz zaman operasyon yaptığımız 40’a yakın ülkede nasıl hayata geçireceğiz. Şu anda onun planları üzerinde çalışıyoruz.

2018 yılı bizim için bir ev ödevi yapma yılı, hayata geçirme yılı diyoruz. Çünkü omni-channel kullanılmaya başlayalı 3-4 yıl oldu fakat gerçek anlamda omni-channel ı yapabilen firma sayısı çok az. Bariyer olarak baktığında genellikle stok doğruluğu gözlemleniyor. Müşteriye ulaştırma zamanının optimize edilememesi gözükmekte. Bizlerde de aynı sorunlar mevcut. Bu noktadaki amacımız bariyerleri kaldırmaya odaklanmak. O yüzden kısmi başladığımız bir yolculuk 2018 in sonuna doğru çok ciddi mesafe kat etmeyi planlıyoruz.

3-LC Wawikiki 2023 vizyonu ile ilgili, LC Waikiki ‘nin kendini geliştirmesi ve yatırım yapması gereken alanlar nelerdir? İlerde İnternet Mağazacılığını nasıl görüyorsunuz?

Gelecekle ilgili örneğin Gartner’ ın  raporlarında şunu görüyoruz: Elektronik ticaretin daha akıllı bir hale gelmesiyle ilgili bir trend var. LcWaikiki de 10 yıl öncesinden itibaren bunu uygulamaya başlamış ve kendi algoritmalarıyla kendi mağazalarına sevkiyat yapan auto replenishment sistemlerini kurmuş bir firma.

Artık yeni bir evreye geldi. Yapay zekâ sistemlerinin devreye girdiği dediğimiz, bilgisayarların rapor ve bilgi üretmesi değil, bilgisayarların bazı basit kararları vermesi ve basit kararları hayata geçirmesi bekleniyor.

Biz şu anda Lcwaikiki de auto replenishment  ta yıllık sevkiyatımızın %70-75’e yakın kısmını otomatik sistemlerle yapıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde bunu nasıl %100 e çıkartırızın argesindeyiz. Hedefimiz bu!

Özellikle yapay zekâ, makine öğrenmesi dediğimiz alanlarda son yıllarda ciddi gelişmeler oldu. Bulut teknolojilerin gelişmesi, oradaki prosesör kabiliyetlerinin artması, bu alandaki çözüm üreten firmaların bu çözümleri ortaya koymasıyla birlikte artık kompleks problem çözme, kompleks karar verme mekanizmalarında yapay zekâ uygulamaları başladı. Önümüzdeki dönemde perakendeciler olarak ciddi anlamda yapay zekâ uygulamaları kullanmaya başlayacağız. Örnek olarak, müşteri istediği bir ürünü bulmak için eticaret üzerinde chatbootlarla konuşmaya başlayacak. Yani sadece bir ekranda clicklerle değil, bir chatbootla sohbet ederek alışveriş yapmaya başlayacaklar. Alışveriş yapmak için bilgisayarı açtığınızda karşınıza bir ekran çıkacak “kırmızı elbiseleri gösterir misin” diyeceksiniz ve  kırmızı elbiseler listelenecek.  “Çiçek desenliler olsun” diyeceksin ve birden çiçek desenliler ekrana gelecek. “En son yeni gelenlere göre sıralar mısın” diyeceksiniz ve ona göre sıralanacak. “bedenim var mı diye” sorduğunda bilgisayar size o bedenleri gösterdiğinde siz sadece sesinizle ev adresime gönderilsin, onayı verdikten sonra bilgisayar size şu cevabı verecektir. “Siparişiniz alınmıştır, en kısa zamanda teslim edilecektir.”

Shooping experience dediğimiz şey gelecekte bu hale gelecektir. Biz şu anda bunu yapmaya çalışıyoruz. Ses tanıma teknolojisini, hızlı algılama teknolojilerini nasıl kullanırız. Sonuç olarak, önümüzdeki yıllar teknolojiyi hayatımızın her alanında görebileceğimiz bir dönem olacaktır.

4- Hedeflerinizi ne sıklıkla güncelliyorsunuz?

Hemen her gün 😊 Biz Toyota yalın felsefesini çok seviyoruz. Orada stratejilerimizi belirledik. Hedefler koyduk. O hedefleri her gün ölçüyoruz. Hedefler tutmazsa PUKÖ dediğimiz çevrimlerle düzeltici önlemler alıyoruz. Her gün dememizin sebebi, her gün ölçüyoruz, her gün cevaba bakıyoruz, her gün tekrar bir metot değiştiriyoruz. Öğrendiğimiz her bilgiden sonra doğal olarak hedefler, stratejiler şekilleniyor. Dolayısıyla öğrenmek büyük bir eğlence. Eskiden performans ölçmek insanlar arasında sıkıntı ve arıza olarak algılanıyordu. Bizim için performans ölçmek bir öğrenme aracı haline geldi. Performans ölçüyorsun, diyorsun ki “Osman Bey buradan Arnavutluk’a ürün teslimatı 6 gün sürüyor, bunu 3 güne indir” diyorsun. Siz “eyvah bunu nasıl yapacağım” diyorsunuz. Ama dönüyorsunuz başlıyorsunuz çalışmaya; faturalarımızın düzenlemesini şu şekilde yapalım, gümrükten çıkışlarımızı şu saatlerde yapalım.. Derken bir bakıyorsunuz 9-6 günler 3 günlere düşmüş. Bu süreçte, siz bu işin detaylarına gire çıka çok ciddi bilgiler öğrenmişsiniz. Kendinizi geliştirmişsiniz. Bir bakıyorsunuz hem hedefleriniz gerçekleşmiş hem sizin hem ekibinizin öğrenme kabiliyetleriniz artmış.

Bu anlamda KPI ları ölçmek, performansı ölçmek bir stres kaynağı değil, öğrenme ve gelişim kaynağı haline geliyor.  Ben özellikle herkese gerçekle yüzleşmekten çekinmemelerini öneriyorum. Gerçek dediğimiz kpı lar ; yani rakamlar. Ben müşteriye bir günde ne kadar ürün teslim ediyorum. Örnek olarak e-ticarette 5 günde ürünü teslim ediyorsam bu süre yeterli değil; müşteriye 2 günde ürünü teslim etmem lazım. Bununla  yüzleşip buna göre çalışıp katma değer üretmem lazım .

5- Çalışanlara, sektöre yeni gireceklere ne gibi tavsiyeleriniz olur?

  • Toyota yalın kültürü konusunda bilgi sahibi olsunlar.
  • Yöneticiler Toyota tarzı liderlik ile ilgili kitapları kesinlikle okusunlar. Özellikle yalın enstitüsünün çevirdiği ve yayınladığı kitaplar mevcut.

Stratejik planlama yapsınlar. Bunları nasıl ölçeceklerini metriklesinler,, bu ölçtükleri metriklere hedefler koysunlar, koyulan hedefle gerçekleşen ideal durum arasını ölçüp bu bir problemdir diyerek tanımlasınlar ve  bu problemi çözme tekniklerini , kök neden analizlerini, A3 problem çözme tekniklerini öğrensinler , onsan sonra bunlara göre bir Smart hedefler koysunlar. Smart hedefleri başarmak için, günlük faaliyet hedeflerini bu Smart hedeflere göre hizalasınlar.   Kendilerini PUKÖ döngüsüne sokup hayatlarını öğrenmenin, ölçmenin, bol olduğu bir tarza geçirsinler diyebilirim.

 

Tavsiye Kitaplar:

1.Toyota Tarzı Yalın Liderlik Mükemmelliğe Ulaşmak ve Sürdürebilmek İçin Liderlik Geliştirmek

 

2. Öğrenmeyi Yönetmek

 

3.Liderin Planlama ve Uygulama Kılavuzu

 

 

perakende

Related Posts
Leave a reply
Captcha Click on image to update the captcha .