6 Köşeli Yıldız (Davud Yıldızı, Süleyman’ın Mührü)

6 Köşeli Yıldız (Davud Yıldızı, Süleyman’ın Mührü)

Davud’un Yıldızı ya da İbranice adıyla Davud’un Kalkanı, ismini Antik İsrail’in kralı Davud’dan alır. Davud’un oğlu Süleyman’ın adıyla, Süleyman’ın Mührü olarak da anılır. Genel olarak Museviliğin ve Yahudi kimliğinin bir sembolü olarak kabul edilir. Aslen kalkanı sembolize etmekle beraber Orta Çağ’dan beri Yahudi Yıldızı olarak bilinmiş ve daha eski bir sembol olan Menora (7 Kollu Şamdan) ile birlikte adı Yahudilikle beraber anılmıştır.

“Davut Yıldızı”, “Davud Mührü” ve “Davud Kalkanı” gibi değişik isimlerle adlandırılan, altı köşeli ya da altı uçlu bir yıldızdır ki, 2 eşkenar üçgenin eşit noktalardan birbirini çapraz olarak kesmesiyle meydana gelmiştir. Fakat ne Ahd-i Atik’te ne de Talmud’da bu tabirlerin hiçbiri geçmemektedir.

Davud Yıldızı, Siyonist hareket tarafından da kullanılmıştır. Theodor Herzl’in çıkardığı “Die Welt” (The World) adlı Siyonist dergide altı köşeli yıldızı kullanması, Siyonistlerin onu Siyonistliğin bir sembolü olarak benimsemelerini sağladı ve böylece 1897’de Basel şehrinde yapılan ilk Siyonist kongrede Siyonist hareketin sembolü olarak resmen kabul edildi.

 

TS-BB5POINT_540

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Altı köşeli yıldız Yahudilik’te olduğu kadar Kabala’da da yer almaktadır. Davut’un Kalkanı veya Süleyman’ın Mührü olarak yer alan altı köşeli yıldız Osmanlı’da da bir çok yerde kullanılmıştır.

Türklerin İslamiyet’i kabulünden önceki dönemlerinde ortaya koydukları mîmarî yapılarda ve sanatsal uygulamalarda hayvan figürlerinin ve kimi sembollerin kullanıldığı, kimi zaman da bu figürlerin ve sembollerin simetrik biçimde işlendiği bilinmektedir. Örneğin, Hun kültürü kurdu bir simge olarak kabul etmiş, madenî levhâlarda, kemerlerde, kılıç kabzalarında kurt figürlerine yer vermişlerdir.

 

1474611_10152076759851264_524278086_n

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hakezâ kurt, Türk mitolojisinin ve edebiyâtının da önemli bir simgesi olagelmiş ve 12 Hayvanlı Türk Takvimi’nden de anlaşılacağı üzere, Türklerin sosyal yaşamlarına da yansımıştır. Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra ise aynı kültür unsurları devam etmekle birlikte, İslamiyet’in de etkisiyle belirgin hayvansal figürler yerini daha ziyâde üslûplaştırılmış bitki figürleri ile hendesî (geometrik) tezyînat (süsleme) unsurlarına bırakmıştır. Bu anlayış Osmanlı’ya kadar süregelmiş ve Osmanlı döneminde hemmimaride, hem de el sanatları ve kitap sanatlarında en müşahhas tezyînî örnekler ortaya konmuştur. Bu tezyînî örnekler nicelik ve nitelik bakımından zenginlik bahşettiği için, ilgimizi çeken ve incelenmeye değer bir tarafı olan hendesî bir motifi; ‘Mühr-i Süleyman’ı ve Türk Sanatı’ndaki yerini bu satırlarda sizlerle paylaşmak istedik.

 

 

Not:Bilgi amaçlı paylaşılmıştır.

 

perakende

Related Posts
Leave a reply
Captcha Click on image to update the captcha .